Okul Öncesi Eğitim – Okul Önceciyiz Biz

Okul Öncesi Dönemde Yabancı Dil Eğitimi

Aysun Karakuş

Aysun Karakuş, 1991 yılında Van’da doğdu. Bingöl Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden 2017 yılında mezun oldu, aynı yıl Atatürk Üniversitesinde Formasyon eğitimi aldı ve köklü bir kurumun Anaokulu bölümünde İngilizce Öğretmeni olarak çalışmaya başladı, halen aynı kurumda çalışmaktadır.

Dil bilimciler ve eğitimcilere göre erken yaşta yabancı dil öğretimi çocukların bilişsel gelişimine katkı sağlamaktadır. Ayrıca çocukların kendi ana dillerinden başka bir dili kullanmaları iletişim becerilerini arttırmaktadır. Yabancı dil öğretimi her yaşta verilebilir ancak okul öncesi dönem, öğrenme sürecinde kritik dönemler arasındadır. Dil öğrenmek için de bu kritik dönemlerin önemi büyüktür. Bu dönemlerde her bir becerinin çocuğa kazandırılması önemli olduğu gibi, dil edinimi becerisinin kazandırılması da önemlidir. Bu süreç içinde okul, aile ve çevre işbirliği içinde olmalıdır. Çocuklara erken yaşta yabancı dil öğretmenin amacı ise çocuklardan yabancı dili ana dili gibi konuşmasını beklemek değil; kendi dilinin ve kültürünün dışında başka dillerin ve kültürlerin olduğunun farkına varmasını sağlamak, bu kültürlere hoşgörülü olmayı öğretmek ve çocukların yabancı dil öğrenmeye olumlu bir tutum geliştirmesini sağlamaktır. Çocuklara erken yaşta verilen yabancı dil eğitimi çocukta zekaya katkı sağlamakta, anadilini ve anlama yeteneğini arttırmaktadır. Ülkemizde yabancı dil olarak en çok öğretilen dil İngilizcedir ve aileler de, okul öncesi dönemde çocuğunun İngilizce temelinin oluşmasını fazlasıyla istemektedir. Okul öncesi çocuklara İngilizce öğretimi, bir çocuğun doğal bir gelişimini karşılıyorsa ve yaşına uygunsa şüphesiz anlamlıdır. Ayrıca İngilizce öğretmeninin hedef dil konusunda yeterli bilgiye sahip olması, eğitimin bu aşamasında İngilizce öğretimi ile ilgili metodolojiye hakim olması ve küçük çocuklara öğretme konusunda istekli olması önemlidir. Sınıf içerisinde öğretmenin hedef dili kullanması ve dile çocuğun maruz bırakılması dil öğretiminin daha etkili olmasını sağlar.

Prag Eğitim Araştırma Enstitüsü, 2010 yılında bir anaokulunda İngilizce öğretme metodolojik kılavuzunu yayınlamıştır. Bu kılavuz, İngilizce öğretirken öğretmenlerin bu yaştaki çocukların doğal gelişim özelliklerini izlemeleri gerektiğini önermektedir. Ayrıca bu, rehber olması gereken 10 kural içerir.

İngilizce öğretirken

  1. anlama yeteneği;
  2. oyunların ve hareketlerin kullanılması;
  3. dolaylı öğretim;
  4. hayal gücünün gelişimi;
  5. tüm duyuların aktivasyonu;
  6. faaliyetlerin değiştirilmesi;
  7. takviye;
  8. bireysel yaklaşım;
  9. hedef dil kullanımı;
  10. pozitif motivasyon kullanımı oldukça önemlidir.

Ayrıca İngilizce öğretiminde en etkili yöntem TPR (Total Physical Response) yöntemidir, çünkü kişi;

Okuduklarının% 10’unu,

Duyduklarının% 20’sini,

Gördüklerinin% 30’unu,

Birinden duyduğu ve gördüklerinin % 50’sini,

Söylediklerinin % 70’ini,

Yaptıklarının % 90’ını hatırlar.

İngilizce sınıf aktiviteleri genellikle TPR’i içerir. TPR de öğretmen sadece hedef dili kullanır ve jest mimik, beden dilini de kullanarak öğretimi gerçekleştirmeyi hedefler. Öğrenci, ilk zamanlar sadece dinler, kendini hazır hissettiğinde konuşmaya başlar. Öğretmen, İngilizce dersinde süreci taklit etmeye çalışır ve çocuklar fiziksel hareket gerektiren talimatlara cevap verirler. Bu yaklaşım çeşitli şeyleri uygulamak ve öğretmek için kullanılabilir ve bunu çocukların aktivitelerinde kullanmak iki kat etkilidir. Ayrıca, öğretmenin TPR tabanlı İngilizce dil aktiviteleri hazırlaması gerçekten fazla bir şey gerektirmez. Çünkü bu yaklaşım temel dil, okul öncesi evrensel ders temaları gerektirir: Selamlaşma, sayılar, renkler gibi. Aşağıda TPR yönteminden birkaç etkinliğe yer vereceğim.

Örneğin, vücut kısımları hakkında konuşurken öğretmenler Head, shoulders, knees and toes şarkısını kullanabilirler. Çocuklar şarkı söylerken, vücutlarının bölümlerini de işaret ederler. Veya Renkleri öğrenirken, çocuklar öğretmenin söylediği renkteki şeylere dokunabilir. Örneğin, öğretmen “Please touch a red object and say what color is it ?”(Kırmızı bir şeye dokun ve ne renk olduğunu söyle) der bütün çocuklar kırmızı olanı ararlar. Bulduklarında, dokunurlar ve kırmızı derler. Başka bir TPR etkinliği bir tahmin oyunudur. Öğretmenin farklı meyveler dolu bir çantası vardır. Çocuklar öğretmenden sonra tekrarlar;

Hands up, hands down (Eller yukarı, eller aşağı,)

It’s big, İt’s small,( büyük, küçük)

What is it? (bu ne?)

Ve öğretmen çantasından bir meyve çıkarır, örneğin bir muz ve bunu tahmin edecek çocuk pekiştirilir (Well done!, Excellent!, Great vs kelimelerle).Ancak, TPR yaklaşımın da en popüler oyun Simon says (Simon diyor.)’dir. Çocuklardan biri Simon olur. Simon talimatlar verir ve diğer çocuklara ne yapmaları istenirse onu yapar. Örneğin; Simon says: jump! (Simon diyor ki ;Zıpla!) Ve tüm çocuklar zıplar.

Son olarak, birkaç yıllık mesleki hayatımda edindiğim deneyimlerime bakarak söyleyebilirim ki; İngilizce öğretiminde en önemli şey gönüllülüktür. Sınıfa girdiğinizde çekingen, konuşmayan öğrencileriniz tabi ki olacak etkinlik yaparken, şarkı söylerken katılmak istemeyen öğrenci olacaktır. Bu durumda sabırla beklemeniz ve dersi olabildiğince eğlenceli hale getirmeniz gerekmektedir ve bunu yaparken kesinlikle Türkçe konuşmayın İngilizce konuşmaya devam edin. Sesinizi kullanın, kuklalardan yararlanın, onlarla zıplayın hoplayın ve dili onlara sevdirin, o zaman işiniz çok kolay olacaktır.

Yaralanılan Kaynaklar;

Blanka Frydrychova Klimova- English to Pre-school Children

Hilal Karakuş- Okul Öncesi Dönemde Yabancı Dil Eğitimi Verilmesine İlişkin Anne- Baba ve Öğretmen Görüşlerinin İncelenmesi

 

 

 

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ