Okul Öncesi Eğitim – Okul Önceciyiz Biz

Okul Öncesi Çocuklar İçin İsviçre’den Etkileşimli Bir Sanat Sergisi : “Benim Küçük Sanat Tarihim”

Nihan Feyman Gök

Dr. Nihan Feyman Gök, 1981 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi Okul Öncesi Eğitim Bölümü'nden 2002 yılında mezun oldu ve MEB'de anaokulu öğretmeni olarak çalışmaya başladı. Okul Öncesi Eğitim alanında yüksek lisans ve doktora eğitimini sürdürdüğü esnada Milli Eğitim Bakanlığı Merkez Teşkilatı'nda çalışmaya başladı. "Okul Öncesi Öğretmen Yeterlikleri" ve "Okul Öncesi Eğitim Programları"  komisyonlarında görev almıştır. MEB ile UNICEF ortaklığında yürütülen "Okul Öncesi Eğitimin Güçlendirilmesi Projesi"nde proje sorumlusu olarak çalışmıştır. Amerika Birleşik Devletleri Michigan Eyaleti’nde erken okuryazarlık ortamları üzerine eğitim almıştır. 4 yıl İsviçre’de bulunmuştur, okul öncesi eğitim kurumlarında gözlemler yapmıştır.  Halen Çankırı Karatekin Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü’nde doktor öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Çalışma alanları erken çocukluk eğitiminde kalite, erken okuryazarlık ve ailelere yönelik çocuk gelişimini destekleyici materyallerdir. Çocuklarla birlikte yapmayı en çok sevdiği şey kültür ve sanat gezileri yapmaktır. Evli ve iki çocuk annesidir.

Küçük çocuklar çevrelerindeki her şeyi görmek, dokunmak, işitmek, tatmak ve koklamak için doğal olarak güdülenmişlerdir. Bu yolla deneyim edinerek dünyayı keşfederler ve anlamlandırırlar. Çocukların çok duyulu deneyimler edinmelerini sağlayacak en iyi fırsatlardan biri alan gezileridir. Bu geziler içinde yer alan müze ziyaretleri çocukların yaratıcılıklarının, özgün düşünme becerilerinin ve özgüven duygularının gelişimine olumlu katkılar sunmaktadır.

Çocukları sanat alanında desteklemek için yapılan müze gezileri her zaman kolay değildir. Onlar doğaları gereği sadece izlemek yerine dokunmak da isterler. Müzede koşmak ve yüksek ses tonuyla konuşmak da isteyebilirler. 2018 yılında İsviçre’nin Lozan kentinde çocukların bu özelliklerini dikkate alan etkileşimli ve eğlenceli bir sanat sergisi düzenlendi. Sergiye çocuklara özel tasarlanmış yemyeşil ağaçlar ve parklarla donatılan Gençlik Vadisi’ndeki (Vallée de la Jeunesse) “İcatlar Alanı” (Espace des inventions) binası ev sahipliği yaptı. Yedi ay boyunca 4-8 yaş arası çocukların sanat eğitimlerini destekleyen bu eğlenceli sergiden binlerce çocuk faydalandı. Ben de hem bir anne hem de meraklı bir öğretmen olarak serginin ziyaretçilerinden biri olma fırsatını yakaladım. Bu yazıda sanatın farklı formlarda başarılı örneklerini etkileşimli istasyonlar aracılığıyla sizlere tanıtmak ve çocuklarımla edindiğim deneyime sizleri ortak etmek istiyorum. “Benim küçük sanat tarihim” (Ma petite histoire de l’art) sergisine hoşgeldiniz!

Heykel İstasyonu : Bazı heykeltraşlar bir taşı alırlar ve onu sevdikleri formu elde etmek için oyarlar. Alberto Giacometti kil ve metal teller kullanarak çok meşhur olan “Yürüyen Adam” heykelini elleriyle yaptı. Bu heykelde kararlı bir adım atan uzun ve zayıf bir adam görüyoruz. Ellerinle teli modelleyerek “Yürüyen Adam” siluetini oluşturabilir misin?

Görsel Sanat İstasyonu : Çocuklar büyük sanatçılardır çünkü duygularını çizimleriyle nasıl ifade edeceklerini bilirler. Picasso ve Klee’nin bu resimleri çocuk eserleri gibi görünüyor. Neden biliyor musunuz? Yapbozları oluşturun ve cevabı bulmak için parçaların arka yüzünü çevirin.

Cevap ise şöyleydi: Picasso şöyle derdi: “Rafael gibi resim yapmak dört yılımı aldı, bir çocuk gibi resim yapmaksa bütün ömrümü.” Çocukların sanatını kendi estetik yenilikleri için bir kaynak olarak kullanan Picasso ve Klee gibi ressamların eserlerinin çocuk eserlerine benzer yönü çocuk becerisi değil, görmenin benzersiz nitelikleri hakkındaydı. Picasso’yu da Klee’yi de daha iyi bir sanatçı yapan şey, dünyaya yeni bir bakış açısı ile ilgili bir şeydi.

Tiyatro İstasyonu : Tiyatro gösterileri çok sayıda insanın işbirliğinden doğar. Tiyatro sahnesinin arkasında kimlerin saklandığını hiç merak ettiniz mi? Karakterlerle temsil edilen tiyatro çalışanını doğru yerlere yerleştirip her birini kullandıkları aletleriyle eşleştirin. Doğru eşleştirmeyi yaptığınızda ışık yanacaktır.

Hacim Sanatları İstasyonu: Sanatçı üç boyutlu hacimli bir çalışma oluşturmaya başladığında boş bir alanı doldurması gerekir. Bir yerleştirme sanatını farklı açılardan gözlemlemek için onun etrafında dönmeniz gerektiğini fark ettiniz mi? Siz de kendi yerleştirme sanatınızı burada bulunan nesnelerle yapabilirsiniz.

Görsel Sanatlar İstasyonu : Bu istasyonda ünlü ressamların eserlerinin bir kopyası ahşap materyaller üzerine basılmıştır. İstasyonda iki kişi karşılıklı olarak çalışır. Aralarında onları ayıran bir bölme bulunur ancak her ikisinin önünde aynı sanat eserleri bulunmaktadır. Oyunda amaç diğer oyuncu tarafından seçilen eseri soru sorarak tahmin etmeye çalışmaktır. Her oyuncu bir eseri seçer ve rakibine göstermeden önüne koyar. Ardından rakibine cevabı evet ya da hayır olan sorular sorar. Alınan cevaplarla yapılan elemeler sonucu rakibin seçtiği eseri ilk bulan oyunu kazanır.

Yaratıcı Düşünme İstasyonu: Sanatçı yaratmaya başladığı an kendini boş bir alanla, tuvalle veya beyaz bir kağıtla karşı karşıya bulur ve oraya yavaş yavaş izlerini bırakmaya başlar. Bir sanatçı gibi beyaz kum üzerinde ellerinizle çizim yaparak hayal gücünüzün açığa çıkmasına izin verin.

Sanat Tekniği İstasyonu:

Leonardo Da Vinci otoportresini yapmak için kırmızı renkli bir tebeşir kullandı. Sakallarındaki ve gözlerindeki dalgalı çizgileri gözlemleyin. 400 yıl sonra Picasso burada yer alan çizimi bir kalemle yaptı ve birkaç basit çizgi bu çizimin onun atölyesi olduğunu anlamamıza yardımcı oldu. Masada yer alan dört çizim hangi teknikle yapılmıştır? Doğru yanıtı verdiğinizde ışık yanacaktır.

Mağara Resimleri İstasyonu : Bu kaya resimleri, yaklaşık 17000 yıl önce atalarımız tarafından Lascaux mağarasında yapıldı. Hayvanlara hayat vermek için farklı tortularla renkler yarattılar. Bunun için yumurta, yağ ve süt gibi doğal elementleri bağlayıcı olarak kullandılar ve pigmentlerle karıştırdılar. Siz de bir pigment ve bir bağlayıcı seçerek doğru rengi elde etmeye çalışın. Doğru yaptığınızda ışık yanacaktır.

Sergide bu yazıya sığmayan daha pek çok istasyon vardı. Sergi çıkışında ben çocuklarımı sanatla tanıştırmak isterken kendi ruhumun beslendiğini hissettim ve bu sergiyi ülkemizin çocuklarıyla tanıştırmak için müthiş bir heyecan duydum. Ardından bir hayal kurdum, sanat gezimiz şimdiden hayal gücüme etki etmeye başlamıştı. Serginin Türkiye’ye getirilmesi ve süreli olarak sergilenmesi için bazı girişimlerde bulundum. Önce serginin küratörleriyle sonra da ülkemizin Zürih Turizm ve Kültür Ataşesiyle görüştüm. Ancak maliyet yüksekliği sebebiyle bu hayalim henüz hayata geçemedi.

Sanat kitapları istasyonu ve çocukların özgürce sanat çalışması yaptıkları bir atölye çalışması ile sergi gezimiz sona erdi. Çocukluktan itibaren sanat duyarlılığını desteklemek için atılması gereken üç önemli adımı unutmamak gerekir: Bunlardan ilki ellerle denemek, denemek, denemek…İkincisi kütüphanelere, okuma listelerine sanat kitapları eklemek ve üçüncüsü sanat eserlerini izlemek;  eserlerin üzerine düşünmek, sohbet etmek olarak özetlenebilir. O halde pandemi dönemi bittikten sonra çocuklarla doğaya, dışarıya, müzeye, sergiye, sanata doğru yola çıkın. Sanatsız kalmayın.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 4 YORUM
  1. Tamer Uzuner dedi ki:

    Bu harika yazı için teşekkürler Nihan Hocam

    1. Nihan Feyman Gök dedi ki:

      Bende bu güzel yorum için teşekkür ederim.

  2. Vildan KAVACIK YILDIZHAN dedi ki:

    Nihan’cığım kalemine yüreğine sağlık, keşke diyorum bizde de çocukların sanat vb. eğitimlerini destekleyen bu tür eğlenceli sergiler olsa da binlerce çocuk faydalansa. Serginin Türkiye’ye getirilmesi hayalinin tüm çocuklarımız için gerçekleşmesini canı gönülden diliyorum.

    1. Nihan Feyman Gök dedi ki:

      Sevgili Vildan Hocam, belki bir gün olur belki biz yaparız. Hayalimize ortak ederiz birilerini belki..Umut edelim birlikte, çok teşekkür ediyorum..

BİR YORUM YAZ